Mutfak, evin en çok kullanılan ama en az planlanan odası. Salonu düzenlerken kanepenin yerini haftalarca düşünen biri, mutfakta çekmecelerin içeriğini yıllardır tesadüfe bırakabiliyor. Oysa mutfak dekorasyon düzenleme işi, estetikten çok akıştan başlar: elin bir şeye uzanırken kaç kez boşa gittiğini fark ettiğiniz an, aslında tasarım problemini bulmuş olursunuz.
Peki nereden başlamalı? Yeni dolap almadan, tezgahı sökmeden, sadece elinizdekiyle ne kadar yol alınabilir? Beklediğinizden fazla. Aşağıdaki iki bölüm, önce işleyişi sonra görüntüyü ele alıyor; çünkü sırayı ters çevirdiğinizde güzel görünen ama kullanılamayan bir mutfakla kalıyorsunuz.
Bir mutfağın dağınık görünmesinin sebebi çoğu zaman eşya fazlalığı değil, eşyanın yanlış yerde durması. Şeker kavanozu ocağın yanında, tencere kapakları en üst rafta duruyorsa her yemek bir arama seansına dönüşür.
Mutfağı dört işleve göre ayırın: saklama, hazırlık, pişirme, temizlik. Sonra her eşyayı en çok kullanıldığı bölgeye taşıyın. Kuralı tek soruyla test edebilirsiniz: “Bu şeyi ilk kez kullandığım an nerede duruyorum?”
| Bölge | Buraya ait olanlar | Buraya ait olmayanlar |
|---|---|---|
| Ocak çevresi | Tencere, tava, spatula, tuz, yağ, baharat | Kuru gıda stoğu, poşetler |
| Evye çevresi | Deterjan, süzgeç, bez, çöp poşeti, eldiven | Kuru bakliyat, ekmek |
| Hazırlık tezgahı | Kesme tahtası, bıçaklar, kaseler, terazi | Küçük ev aletlerinin tamamı |
| Kiler / uzun raf | Konserve, makarna, yedek kavanozlar | Günlük kullanılan bardaklar |
Bu taşıma işi bir öğleden sonra sürer, para gerektirmez ve mutfaktaki hareketinizi belirgin biçimde kısaltır.
Çünkü tezgah, evdeki en kolay “geçici yer”. Fatura, anahtar, poşet, yarım kalan ekmek… Görsel yorgunluğun yüzde sekseni buradan gelir. Uygulanabilir bir sınır koyun: tezgahta günde en az bir kez kullanılmayan hiçbir şey durmaz.
Yatay alan bittiğinde tek yön yukarıdır. Dolapların içine ek ara raf, kapak arkasına ince askılı düzenleyici, tavana yakın bölgeye mevsimsel eşya için kapalı kutu. Duvarda boş kalan 40 santimlik şerit bile askılı bir bar ile tencere-kepçe alanına dönüşebilir. Küçük odaları daha geniş göstermek için kullanılan mantık burada da geçerli: yüzeyleri boşaltmak, mekânı büyütmenin en ucuz yolu.
Bir mutfağın ferah görünmesi metrekaresine değil, göz seviyesinde ne kadar boşluk bıraktığınıza bağlı.
Mutfakta üç katmanı ayırt etmek işi kolaylaştırır: kalıcı yüzeyler (dolap, tezgah, fayans), yarı kalıcı yüzeyler (duvar boyası) ve değiştirilebilir detaylar (tekstil, kavanoz, sandalye minderi). Cesaretinizi en son katmanda kullanın. Dolaplar açık ve sakinse, duvarda derin bir yeşil ya da toprak tonu mutfağı bir anda başka yere taşır. Renklerin ruh hali üzerindeki etkisini merak ediyorsanız, sitedeki renk kombinasyonları ve psikolojisi bölümündeki mantık mutfakta da aynı şekilde işler.
Dolap kapaklarını boyamayı düşünüyorsanız zımpara ve astar aşamasını atlamayın; duvar boyama rehberindeki hazırlık adımları mobilyada daha da kritik. Eski bir mutfak masasını yenilemek de aynı yaklaşımın küçük ölçekli hali.
Mutfakta tek tavan lambası varsa, tezgahta çalışırken kendi gölgenizde doğruyorsunuz. Üç noktaya bakın: